KATEGORİLER

 
 

Ses Sanatçısı Ses Problemleri

PROFESYONEL SES SANATÇILARINDA SIK RASTLANAN SES SORUNLARI

Şarkı sesinin oluşması sırasında bir çok sorunla karşılaşılır; bunların tümü birbirleriyle ilişkilidir  ve  eş  zamanlı  olarak  değerlendirilip  düzeltilmelidirler.  Aşağıda  sıralanan sorunlar,  eğitimi  ve  deneyimi  ne  olursa  olsun  ses  sanatçılarında  sık  görülürler  ve değişik şarkıcılarda farklı sıklıklarda ortaya çıkarlar.

1-  KÖTÜ  POSTÜR:  Ses  üretiminde  vücudun  uygun  pozisyonda  bulunması  çok önemlidir. Postür problemleri arasında;göğüs  kafesinin  içe  doğru  çökmesi  ile  birlikte  başın  boyun  ile  birlikte  aşağı  doğru çökmesi, başın geriye doğru kasıldığı sıkı duruş hali sayılabilir. Her iki durumda da tüm  vücudu  kapsayan  bir  gerilim  durumu  oluşur.  İyi  bir  postür  geliştirebilmek  için kişinin kinestetik duyarlılığını geliştiren Hatha yoga veya Alexander tekniği gibi fiziksel disiplinlerin yardımı olabilir.

2-  KÖTÜ  NEFES  ALMA  VE  UYGUNSUZ  NEFES  DESTEĞİ: Bazı  deneyimsiz vokalistler  hava  açlığı  çeker  görünürler  ve  klavikuler  sığ  nefes  alma  yöntemini uygularlar.  Bunun  yanı  sıra  eğitimli  şarkıcılar  esas  olarak  diafragmatik  nefes  alma paternini  kullanırlar;  bu  yöntemde  alt  sırt  ve  karın  bölgesi  kasları  da  istemli  olarak diafragmanın aşağı inmesi hareketin eşlik ederler. Nefes akımı fonasyon işlemi için kullanıldığı  esnada  larenks  içinde  çok  az  bir  gerilim  bulunmalıdır.  Bazen  sesin şiddetini (projeksiyonunu) yükseltmek için deneyimli bir şarkıcı hava akımı desteğini artırarak  hava  akımını  bir  anlamda  ittirebilir;  ancak  bu  ekstra  efor,  istenmeyen harmonikleri oluşturarak ses kalitesini olumsuz etkileyebilir. Uygunsuz nefes desteği terimi   ile   vokal   foldları   hareket   ettiren   hava   akımının   etkin   bir   şekilde   regüle edilememesi anlaşılır. Bu problem bir çok ses bozukluğu tablosunda vardır; hastalar akciğerlerindeki   hava miktarı azalmış durumda iken konuşma eğilimi gösterirler. BU nedenle sesin volümünü ve perdesini sürdürebilmek için artmış bir güç gerektiğinden kas gerilimleri ortaya çıkar.

3- SERT GLOTTAL ATAK VE ASPİRASYON ATAĞI: Bir atak (ya da sanatçılar için daha uygun bir terimle başlangıç), fonasyonun başlaması ile ile oluşur. Bazı şarkıcılar (olasılıkla  uygunsuz  konuşma  alışkanlıklarına  bağlı  olarak)  çok  sert  bir  glottal  atak kullanırlar; bu esnada vokal foldların
çok sıkı bir şekilde kapanmaları (hiperadduksiyon)  söz  konusudur.  Set  bir  glottal  atağın  alışkanlık  halinde  sürekli kullanım sonucunda vokal fold nodülleri ortaya çıkabilir. Bu durumun tersi bir durum ise; aspirasyon atağıdır; burada fonasyon öncesinde aşırı miktarlarda hava salıverilir.Bu  tip  ataklarda  vokal  fold  hasarı  nadiren  oluşmakla  birlikte  esasen  ses  tonunun nefesli  bir  hal  almasına  neden  olur;  bu  teknik  ser  bir  glottal  atağı  düzeltmek  için bazen kullanılabilir.

4- UYGUNSUZ TON KALİTESİ: Bir şarkıcının ses tonunun tanımlamak için şarkıcılar arasında  yaygın  olarak  bir  çok  terim  kullanılır;  bunlara  örnek  olarak  temiz,  zengin, rezonant, parlak, koyu, kaba, ince, nefesli ve burundan gibi ifadeler verilebilir. Her ne kadar iyi bir ton ile ifade edilen şey oldukça subjektif ise de, şarkı söyleme tarzına ve dinleyicinin tercihine göre genellikle temiz (ekstra gürültüler içermeyen) ve rezonant (harmonik  parsiyeller  açısından  zengin)  olarak  tanımlanan  bir  ses  sağlıklı  olarak nitelendirilir ve projeksiyon için mikrofona gerek duyulmadan yeterli şiddete sahiptir. Opera şarkıcılarında eğitimle  2500-3000 Hz civarında akustik rezonansı olan bir ses geliştirilebilir; bu ses ile büyük bir konser salonunda bile tüm orkestranın ürettiği sesin önüne geçebilecek bir projeksiyon elde edilir. Ancak başka tür şarkı söyleme stilleri için, amplifikasyonunun kullanılması ile sanatçı akustik olarak daha az etkin bir vokal ton kullanma yoluna gidebilir; örneğin nefesli bir ton dinleyiciler tarafından daha çekici olarak algılanabilir, hatta Louis Armstrong? un kullandığı band vokal sesi gibi kaba bir ton bile sanatçının kendine özgü ses rengini oluşturabilir.

5-PERDE GENİŞLİĞİNİN KISITLANMASI, REGISTER GEÇİSLERİNDE ZORLANMA:  Tüm  şarkıcı  seslerinin  optimal  bir  perde  genişliği  vardır.  Tipik  olarak eğitimsiz seslerin perde genişliği eğitimli şarkıcılara göre daha dardır, bunun nedeni register geliştirmede yetersizliktir. Register terimi ile, vokal fold vibrasyonu, glottis ve pharynx  biçimi  ve  ilişkili  hava  basıncının  benzer  mekanik  hareketleri  tarafından oluşturulan bir seri tonlar kastedilmektedir. Bazı sık register tanımlamaları arasında; baş  registeri,  göğüs  registeri,  falsetto  vb  yer  alır.  Şarkı  söyleme  sırasında  bir registerden diğerine geçiş gereklidir; bu geçişlerden herbiri bir passaggio (pasajyolu) olarak   adlandırılır.   Nefes   desteği   ile   birlikte   olacak   şekilde   larenks   kaslarının koordinasyonunun  yapılamaması  sonucu  register  kırılmaları  olarak  adlandırılan  ve esasen   bir   ses   kalitesinden   diğerine   bariz   geçişler   olarak   tanımlanabilen   ses bozuklukları ortaya çıkabilir. Eğitimsiz erkek seslerinde ve bazı kadın seslerinde üst perdeler sınırında falsetto/kafa sesine kırılmalar ortaya çıkar. Şarkı söyleme stili ne olursa olsun, ideal olan registerler arası yumuşak bir geçiştir.

6-  FLEKSİBİLİTE  YOKLUĞU,  ÜRETME  KOLAYLIĞI,  DAYANIKLILIK:  Geleneksel
18.-19   yüzyıl   ses   eğitimi   olan   bel   canto   (güzel   şarkı  söyleme)   metodu   vokal fleksibilitenin vurgulanmasına önem verir; buna örnek olarak şarkıcının hızlı skalalar ve arpeggiolar yapabilme yeteneği verilebilir. Virtuöz bir teknik;  mükemmel bir işitsel algılama  yeteneğinin  yanı  sıra,  çok  fazla  bir  hava  akımını  enerjik  bir  diafragmatik destek  ile  koordine  etme  ve  temiz  ve  resonant  bir  ses  kalitesine  sahip  olmaya dayanır.   Vokal   eğitimde   hızlı   melodik   pasajların   kullanılması   ile,   artmış   vokal dayanıklılığı sağlayan relakse ancak vital bir sesin üretilmesine yardım edilir.
7-  KÖTÜ  ARTİKÜLASYON:  Çene,  dudak,  damak  gibi  artikülatör  organlarda  aşırı gerilim  ile  heceleme sesin  tonal üretimini olumsuz etkiler.   Artikülasyon  problemleri ayrıca  şarkıcıların  bazı  konuşma  alışkanlıklarını  şarkı  söylemeye  taşıması  ile  de ortaya   çıkabilir.   Şarkı   içindeki   ünlü   seslerin   uzun   süreli   olması   hecelemede modifikasyon  yapılmasını  gerektirir;  buna  örnek  olarak  yüksek  soprano  sesindeki bazı ünlülerin artmış açılması veya ilk ünlünün uzatılması verilebilir.   Yeterli farenks açıklığını sağlayarak en iyi rezonansı elde etmek için, geriye kıvrımlı (retrofleks) ve yumuşak damak tarafından üretilen (velar) ünsüzlerin (amerikan ingilizcesindeki r ve l gibi) dikkatli bir şekilde modifiye edilmesi gerekir. Ayrıca nazal (burunsal) ünsüzlerin (m,n,ng)   daha   belirginleşmesi   yumuşak   damağın   nisbeten   hareketsizleşmesine (katılaşmasına) yol açarak istenmeyen bir ton oluşmasına neden olabilir.

8-  DİSİPLİNSİZLİK,  UYUM  YOKLUĞU:  Her  atletin  bildiği  gibi,  optimal  gelişim  ve performans için düzenli pratik yapma kaçınılmaz bir gereksinimdir. Ancak şarkıcıların da disiplinli çalışma gereği olduğu bazen göz ardı edilebilmektedir. Ayrıca bazı artistik kaygılar   nedeniyle   vokal   teknik   gelişimi   konusunda   eğiticilerin   verdiği   öğüt   ve yöntemlere  uyumsuzluk  ortaya  çıkabilir.  Öğreticinin  öğütleri  ile  şarkıcının  kendi fikirleri ve çalışma alışkanlıkları çelişirse; şarkıcı daha fazla çalışma, daha fazla bir performans ortaya koyma, ya da daha basitçe çok yoğun bir pratik içine girme gibi
bir tutum alabilir. Şarkıcının pratik ve performans programı duyarlı ve yapıcı olmalı ve hem eğitmen hem de öğrenci tarafından onaylanmalıdır.

9- KÖTÜ SAĞLIK VE HİJYEN, VOKAL KÖTÜ KULLANIM: Şarkı söylemenin temel fiziksel  gereksinimleri  arasında; optimum  sağlık,  performans  öncesinde  yeterli  bir istirahat,  aereobik  egsersizler,  uygun  bir  beslenme  ve  alkol  kullanımı  düzeyi  ve sigaranın   kesinlikle   bırakılması   yer   alır.   Meslek   hayatının   başındaki   bazı   şan öğrencileri seslerini çeşitli ortamlarda zorlayarak, alkol kullanarak ve spor etkinliklerinde yüksek sesle bağırarak ses sağlıklarının sınırlarını test ederler. Bir çok şarkıcı sesleri konusunda dikkatli olmakla birlikte, kötü bir konuşma tekniği kullanarak seslerini kötü kullanırlar; buna örnek olarak Bogart- Bacall Sendromu verilebilir. Sık yolculuğa   çıkan   profesyonel   şarkıcılar   sıklıkla   uyku   ve   beslenme   düzenlerinde değişikliklerle  karşılaşırlar,  örneğin  bu  bağlamda  şarkıcıların  gürültülü  ve  kuru  bir ortam olan uçak içinde fazla konuşmaktan kaçınmaları önerilir.Kuru ve tozlu konser salonlarında  performans  ortaya  koyma  ya  da  duman  yoğunluğu  içindeki  klüplerde şarkı  söyleme  sonucu  vokal  yorgunluk  ve  enfeksiyon  riski  artar.  Basit  bir soğuk algınlığı veya alerji, vokal foldları ödemli iken performansta bulunmak zorunda olan
bir  profesyonel  şarkıcı  için  çok  daha  ciddi  bir  anlam  taşır.  İyi  bir  ses  hijyeni,  iyi yolculuk alışkanlıkları, ve enstrumanını en iyi şekilde kullanma (iyi bir değer yargısı), her şarkıcının önemli sorumlulukları arasında yer almalıdır.

10-  KÖTÜ  BENLİK  İMAJI,  KENDİNE  GÜVEN  EKSİKLİĞİ:  Her  ne  kadar  bir  çok şarkıcı  sağlıklı  bir  egoya  sahip  olur  görünmekte  ve  prima  donna  tavırları  olarak nelendirilebilen  agressif  davranışlar  sergileyebilmekte  ise  de;  bu  tip  davranışlar genellikle anksiete ve/veya güvensizlik durumlarını örtmek için   geliştirilen davranışlardır.  En  başarılı  sanatçılarda  bile  küçük  bir  değişiklik  (örneğin  sınırlı  bir ödem)  sonrasında  anlık  ses  kayıpları  ortaya  çıkabildiğinden,  şarkıcılar  genellikle kolayca   zarar   görebilecekleri   narin   bir   durumda   olduklarını   düşünürler.   Vokal performansın nasıl olacağının    önceden kestirilememesine karşın, tekrarlayan performanslar ve öz benliğin bilincine varılması ile giderek bir güven hali ortaya çıkar.

BOGART-BACALL  SENDROMU:  Düşük  perdeli  bir  konuşma  sesine  sahip  olan profesyonel  ses  kullanıcılarında  karşılaşılan  bir  durumdur  (  Humprey  Bogart  ve Lauren  Bacall?ın  konuşma  seslerinini  kalın  olması  nedeniyle  bu  ad  verilmiştir).  Bu kişiler  şarkı  söyleme  sırasında  alışkın  oldukları  düşük  frekanslı  konuşma  temel frekansını (habitüel frekans) kullanırlar; bu tip bir düşük frekanslı ve nisbeten etkinliği az olan bir şarkı söyleme pratiği sonucunda ekstralarengeal kaslarda gerginliğe bağlı bir  ses  kısıklığı  tablosu  ortaya  çıkar.  Çoğu  kişinin  çok  düşük  perdeli  bir  konuşma sesini kullanmak için oldukça fazla bir çaba harcaması gerekir. Ancak çoğunlukla da
bir  problem   ortaya   çıkana   dek  ne  kadar  fazla   bir  çaba   harcandığının   farkına varılmaz..  Modern  toplumda  düşük  frekanslı  bir  konuşma  sesinin  otoriteyi  temsil ettiği,  daha  sofistike  olduğu  ve  kulağa  daha  hoş  geldiği  görüşü  hakimdir;  öyle  ki düşük frekanslı rezonan bir ses tonu profesyonel ses kullanıcıları için iş bulmada bir avantaj  olarak  kabul  edilmektedir.  Genellikle  kişi  bilinçdışı  etkiler  nedeniyle  düşük frekanslı   bir   konuşma   temel   frekansı   kullanma   eğilimi   gösterir;   bu   durum   iş yaşamında  erkeklerde  yarış  içinde  olma  gereğini  fazlaca  benimseyen  kadınlarda daha  sık  görülür.  BBS?  da  görülen  tek  problem  düşük  bir  ses  perdesi  değildir; konuşma  sırasında  yetersiz  nefes  desteği  ve  fiberoptik  muayenede  görülen  artmış larengeal kas gerilimi de genellikle birlikte bulunan diğer sorunlardır. BBS? da görülen form   Tip   III   Kas   Gerilim   Disfonisi   olarak   bilinir;   bu   formda   tipik   olarak   bir anteroposterior   (önden   arkaya)   yönde   bir   larenks   kasılması   vardır,   arytenoid kıkırdaklar epiglottisin köküne doğru çekilmiş bir konumda yer alırlar; yani muayene
ile vokal foldların posterior yarımları yada daha fazlası görülemez. Özetle BBS şu üç bulgunun  bir  arada  olması  ile  karakterizedir;  çok  düşük  perdeli  bir  konuşma  sesi, yetersiz  bir  nefes  desteği,  Tip  III  Kas  Gerilim  Disfonisi.  Bu  tabloda  ses  tedavisi  ile nefes akımının kontrolu artırılmaya çalışılır ve alışkın olunan konuşma fundamental frekansın  değiştirilmesine  çalışılır.  Sadece  hastanın  dikkatinin  soruna  çekilmesi  ile bile   daha  optimal  ve  etkin  bir  habitüel  konuşma  frekansı  elde   edilebilir.  Bazı hastalarda ise bu tip bir perde değişimini sağlamak çok zor olabilir ve uzun süreli ses tedavisi gerekebilir.

Özetle öneriler şu şekilde sıralanabilir:

-Sesinizi performans öncesinde ısıtın
-Postürünüze dikkat edin
-Nefesinizi iyi kullanın
-Uygun partisyonu söyleyin
-Sesinizi fazla kullanmayın
-Artikülasyonunuzun doğru olmasına dikkat edin
-Fazla konuşmaktan kaçının
-Kendinize dikkat edin
-Ses dersleri alın

SES  NEDEN  ISITILMALIDIR:  Şarkı  söyleme  sırasında  sanatsal  disiplinin  yanı  sıra atletik disiplin de gereklidir; her sporcunun da bildiği gibi optimal bir performans için efektif  bir  ısıtma  vazgeçilmezdir.  Sesin  ısıtılması  ile  kişi  hem  fizyolojik  hem  de psikolojik olarak kendini performansa hazırlar.

ISITMA  İÇİN  ZAMAN  AYIRILMALIDIR:  İdeal  koşullarda  bu  ısıtma  işlemi  aceleye getirilmemelidir;  ses  üretiminde  görev  alan  bir  çok  kasın  giderek  gevşemesini  ve koordinasyonunu   sağlayacak   kadar   yeterli   zamanı   içermelidir.   Sesin   ısıtılması rahatlatıcı bir masaj gibi hoşa giden bir işlev olmalıdır. Ancak sıklıkla çoğu şarkıcılar partisyonunu gözden geçirmek gibi bir çok başka işi de aynı anda yaparken alelacele seslerini  ısıtmaya  çalışırlar.  Zaman  kısıtlılığının  yarattığı  fiziksel  ve  mental  gerilim nedeniyle  ısıtma  işlemi  zorlaşır,  genellikle  etkisiz  kalır  bazen  de  arzu  edilenin  tam tersi bir etki doğurabilir.

ISITMA  İŞLEMİ:  Şarkıcıların  çoğu  kendi  emosyonel, fiziksel  ve  mental  durumlarına göre  değişebilen  çeşitli  ısıtma  protokolleri  geliştirirler;  ancak  ısıtma  işleminde  bir standardizasyona uyulması daha uygundur. Çoğunlukla ısıtma işlemine tüm vücudu ısıtan  ılımlı  bir  fiziksel  egsersiz  ile  başlanır  (Stretching,  Yoga,  Tai  Chi).  Bu genel ısıtma   işlemi   ile   ses   üretimini   olumsuz   etkileyebilecek   kas   geriliminin   ortadan kaldırılmasının  yanı  sıra, sesein  iyi  bir  şekilde  desteklenmesi  için  gerekli  bir  koşul olan derin soluk alma da uyarılır. Uygun egsersizler ile çene, dil, dudak ve yumuşak damak   kaslarından   oluşan   artikülasyon   kasları   gevşetilebilir   ve   aynı   zamanda şarkıcının  nefes  verme  sırasındaki  hava  akımını aktive  etmesi  kolaylaştırılabilir.  En uygun  olan  vokalizasyona  sesin  genişliğinin  ortalarından  başlamak  ve  daha  sonra tedricen daha yüksek ve daha alçak olan perdelere geçmektir. Yüksek notalarda ses telleri daha hızlı hareket ettiği için daha fazla hava akımı ve daha artmış bir pharynx (yutak) boşluğuna gereksinim vardır. Düşük notalarda ise vokal foldlar daha kalın bir
şekil  alırlar  ve  daha  ağır  titreşirler;  pes  perdelerde  de  uygun  destek  gereklidir. Perdenin tiz ve pes ekstremlerinde şarkı söylemek larenks kaslarında zorlanmaya yol açarak istenmeyen zararlı kas gerilimlerine yol açar. Bu nedenle ses iyice ısıtılmadan ektrem tiz ve peslerden kaçınılmak akılcı bir yaklaşımdır. Vokal traktın sayısız olası konfigürasyonlar  alabileceği  göz  önünde  bulundurulduğunda,  rezonant  bir  ses  tonu geliştirme  işleminin  süreklilik  ve  devamlılık  göstermesi  gerektiği  ortaya  çıkmaktadır.
En  son  olarak,  ısıtma  sırasında  vokal  register  geçişleri  test  edilmelidir.  Göğüs registeri  (daha  ağır  larengeal  ayarlama  gerektirir)  ile  kafa  registerini  (daha  hafif larengeal ayarlama gerektirir) harmanlayan egsersizlerin sonucunda giderek düzgün bir passagio oluşur ve  bu da vokal spektrumun an altından en üstüne dek tümünü içeren bir skaladır.

PERFORMANS  SONRASI:  Bir  maraton  koşucusunun  uzun  bir  mesafe  koştuktan sonra  kaslarını  germek  ve  masajla  yumuşatmak  için  gerekli  zamanı  ayırmasına benzer  şekilde,  şarkıcılar  da  performans  sonrası  ses  tellerini  yumuşatıcı  egserziler yapmalıdırlar   (örneğin   ??   oo??   sesini   çıkartarak).   Vokal   foldların   kalın   vibratuar kitlelerinin yarattığı  larengeal  gerilimi  ortadan  kaldırmak  için  kafa  registerinde (falsetto)  şarkı  söylemek  yararlıdır,  bu  registerde  vokal  foldlar  gerilir  ve  uzarlar. Artikulatuar  kasları  konuşma  olmadan  bile  yeniden  gevşetmek  oldukça  yararlıdır. Çeneye  masaj  yaparak  çiğneme  kaslarını,  boyun  ve  omuz  masajı  ile  bu  bölgedeki kasları (özellikle trapez kasını) gevşetmek şarkıcıyı rahatlatır.

İlginizi çekebilecek diğer makaleler
Sinüzitler Ve Sinüs Ameliyatları
Bilgisayar Destekli Sinüs Cerrahisi
Ses Sanatçısı Ses Problemleri


saglik

Sağlıklı Yasam Bilgileri

Sağlıklı Yasam Bilgileri Beynınızı Zınde Tutun
Sağlıklı Yasam Bilgileri Bilgisayar Ekranları Ve Saglık
Sağlıklı Yasam Bilgileri Çılgın Yaşam: Sağlık Riski
Sağlıklı Yasam Bilgileri Daha Zekı Olmak Icın Sakız Cıgneyın ?!!!
Sağlıklı Yasam Bilgileri E-Maılle Dertlerınızı Paylasın
Tüm Sağlıklı Yasam Bilgileri makaleleri
saglik

Kanser Bilgileri

Kanser Bilgileri Sigaranın Kanserojen Etkisi
Kanser Bilgileri Çocuğunuzu Cilt Kanserinden Koruyun
Kanser Bilgileri Penıs Kanserı
Kanser Bilgileri Prostat Kanserı
Kanser Bilgileri Testıs Kanserı
Tüm Kanser Bilgileri makaleleri
saglik

Kalp Damar Hastalıkları

Kalp Damar Hastalıkları Aort Stenozu
Kalp Damar Hastalıkları Kalp Üfürümleri (Zararsız)
Kalp Damar Hastalıkları Pulmoner Stenoz
Kalp Damar Hastalıkları Anjina Ve Kalp Krizi
Kalp Damar Hastalıkları Aort Daralması
Tüm Kalp Damar Hastalıkları makaleleri
saglik

Kadın Hastalıkları

Kadın Hastalıkları Kadın Üreme Organları
Kadın Hastalıkları Kadın Üreme Organlarının Çalısması
Kadın Hastalıkları Kadında Ameliyatla Kısırlaştırma (Tüplerin Bağlanması)
Kadın Hastalıkları Orgazm Olamama (Kadınlarda)
Kadın Hastalıkları Kadınlar Ve Egzersız
Tüm Kadın Hastalıkları makaleleri
saglik

İlk Yardım Bilgileri

İlk Yardım Bilgileri Burun Kanaması
İlk Yardım Bilgileri Ilkyardım: Tanım Ve Onemı
İlk Yardım Bilgileri İlk yapılması gerekenler
İlk Yardım Bilgileri Ilkyardım: Ilkyardımcıda Bulunması Gereken Ozellıkler
İlk Yardım Bilgileri Ilkyardım: Amacı Ve Temel Konular
Tüm İlk Yardım Bilgileri makaleleri
saglik

Erkek Sağlığı

Erkek Sağlığı Erkek Üreme Organları
Erkek Sağlığı Erkekte Ameliyatla Kısırlaştırma (Vazektomi)
Erkek Sağlığı Penis Büyüklüğü
Erkek Sağlığı Sertleşme Sorunu
Erkek Sağlığı Vazelinle Penis Büyütme
Tüm Erkek Sağlığı makaleleri
saglik

Doğum Kontrol Bilgileri

Doğum Kontrol Bilgileri Aile Planlaması
Doğum Kontrol Bilgileri Deri Altı Kapsülleri
Doğum Kontrol Bilgileri Diafram, Servikal Başlık
Doğum Kontrol Bilgileri Doğum Kontrol Hapları
Doğum Kontrol Bilgileri Gebeliğin Oluşumu
Tüm Doğum Kontrol Bilgileri makaleleri
saglik

Genel Hastalıklar

Genel Hastalıklar Tromboangiitis Obliterans (Buerger Hastalığı)
Genel Hastalıklar Kronik Hastalıklar İçin Özel Diyetler
Genel Hastalıklar Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar
Genel Hastalıklar Pectus Excavatum
Genel Hastalıklar Peyronıe Hastalıgı (Penıs Egrılmesı)
Tüm Genel Hastalıklar makaleleri
saglik

Bebek Sağlığı

Bebek Sağlığı Ani Bebek Ölümü Sendromu
Bebek Sağlığı Antibiyotiğe Kökenli İshal
Bebek Sağlığı Apgar Testi
Bebek Sağlığı Aşı Takvimi
Bebek Sağlığı Yenidoğan bebeklerde ateş
Tüm Bebek Sağlığı makaleleri
saglik