KATEGORİLER

 
 

Akustik Trauma Ve Gürültüye Bağlı İşitme Kaybı

AKUSTİK TRAUMA VE GÜRÜLTÜYE BAĞLI İŞİTME KAYBI

Antik  çağlarda  şelalelere  yakın  yerleşim  birimlerinde  işitme  kayıplarının  daha  sık görülmesi, nalbantlık ve metal işçiliği gibi meslek gruplarında yüksek frekansları tutan işitme kaybının meslek hastalığı olarak bilinmesi örneklerinde olduğu gibi; gürültüye maruz  kalma  sonrasında  işitme  kaybının  ortaya  çıktığı  çok  uzun  zamandan  beri bilinen bir olgudur. Endüstriyelleşme ve buna paralel olarak mekanizasyonun artması ile   birlikte   çalışma   koşullarındaki   gürültü   oranı   da   artmıştır.   ABD?   de   sanayi sektöründe  çalışan  kişilerin  %  25  kadarının  aşırı  gürültüye  maruz  kaldığı  tahmin edilmektedir. Ülkemizde yapılan çalışmalar da
bu oranın yüksek olduğunu göstermektedir.  Ayrıca  nüfus  yoğunluğunun  artması  ile  birlikte,  trafik  ve  inşaat gürültüleri  gibi  mesleki  çalışma  alanları  dışındaki  zararlı  çevre  gürültülerine  maruz kalan kişi sayısı da artmaktadır. Günümüzde gürültü kirliliği önemli bir çevre sorunu olmaya  devam  etmekte,  bir  çok  kaynaktan gelen  değişik  şiddetteki  gürültü  iç  kulak sağlığına tehdit etmektedir .

Gürültüye bir  şekilde  maruz  kalma  sonucunda  oluşan  işitme  kaybına  Akustik Trauma, gürültüye kronik bir şekilde maruz kalma sunucunda oluşan işitme kaybına ise   Gürültüye   Bağlı  İşitme   Kaybı   (GBİK)   adı  verilir.   Akustik   trauma   120   dBA düzeyinden daha yüksek şiddet düzeyindeki sese maruz kalma sonucunda, kısa bir süre  içinde  meydana  gelir.  Gürültüye  bağlı  işitme  kaybı  ise  90  dBA  üzerindeki şiddeteteki ses gürültüsüne uzun süre maruz kalma sonucunda ortaya çıkar. Yaşam alanlarının   birbirine   yakınlaşması,   yoğun   kent   trafiği   ve   iş   makinalarının   artan çalışması  kent  yaşamını  sürdüren   bireylerde   erken   yaşlarda  GBİK?  nın   ortaya çıkmasına ve presbiakuzi sürecinin hızlanmasına neden olmaktadır.
Tablo I. Gürültü kaynakları  ve oluş turdukları  ses düzeyi

Gürültü  istenmeyen,  hoşa  gitmeyen  bir  ses  olarak  tanımlanabilir.  İç  kulak  hasarını ortaya çıkaran ise sesin müzikal kalitesi veya kaynağı değil, iç kulağa gelen akustik enerjidir. Yani iç kulağa aynı şiddette erişen güzel bir melodi ya da makine gürültüsü gibi  herhangi  bir  tür  akustik  enerji  kaynağı  eşit  derecede  hasar  yaratır.  Yüksek şiddetli  sese  sürekli  olarak  veya  tekrar  tekrar  maruz  kalma  sonucu  işitme  kaybı, tinnitus  ve  bazen
baş  dönmesi  ortaya  çıkar.  Zararlı  olma  riski  taşıyan  gürültünün özellikleri şunlardır:

- Gürültünün düzeyi konuşma sesinden çok daha yüksektir. Gürültünün varlığı kişilerin karşılıklı konuşmasına engel olur Gürültülü sese maruz kaldıktan sonra tinnitus ortaya çıkar.
- Gürültülü ortamdan çıktıktan sonra kulaklarda dolgunluk hissedilir.

Gürültüye maruz kalma sonrasında ortaya çıkabilecek
işitme kaybı riskini belirleyebilmek  için  gürültüye  ait  olan  bazı  parametrelerin  bilinmesi  gerekir.  Bunlar arasında  gürültünün  şiddeti,  frekans  spektrumu  ve  maruz  kalınan  süre  yer  alır. Gürültünün  şiddeti  iç  kulağa  erişen  ses  basıncı  düzeyidir  ve  dBA  skalasına  göre ölçülür. Ortamdaki gürültü düzeyi  ve maruz kalınan süre bu iş için geliştirilmiş özel aletlerle  ölçülebilir.  Eğer  bir  işyerinde  8  saatlik  bir  çalışma periodu  boyunca  maruz  kalınan  zaman  ağırlıklı  gürültü  düzeyi  85  dB  veya  daha üzerinde  ise  işitmenin  korunmasına  yönelik  önlemler  alınması  mecburidir.  İşitme korunması programı içinde periodik olarak işyeri gürültü düzeyi ölçümleri, çalışanların işitme  tarama  testlerinin  yapılması  ve  meslek  içi  eğitim  ile  bilgilendirme  yer  alır. Ortalama  gürültü  düzeyi  90  B?den  yüksek  olduğunda  çalışma  ortamının  gürültüyü azaltacak   şekilde   yeniden   düzenlenmesi   ve   gürültüden   koruyucu   kulaklıkların kullanılması gerekir.

Gürültünün  süresi  ve  şiddeti  beraberce  Maruz Kalınan  Gürültü  kavramını meydana getirirler.  Bu  kavram  belirli  bir  süre  boyunca  belirli  bir  şiddetteki  gürültüye  maruz kalındığını  ifade  eder.  Eşdeğer  enerji  düzeyi  prensibine  göre,  maruz  kalınan  sesin şiddeti ile süresinin çarpımı sabittir. İşyeri hekimliği uygulamalarında önemli olan bu prensibe  göre,  belirli  bir  sabit  düzey  olmak  koşulu   ile,  gürültü   sesinin  şiddeti azaltıldıkça daha uzun süre ile gürültüye maruz kalınabilir. Eşdeğer zararlılık kavramı gürültü  sesinin  şiddeti  ve  süresinin  çarpımının  sabit  olarak  kabul  edilmesi  esasına dayanır. Buna göre gürültünün şiddeti arttırıldığında süresinin azaltılması veya süresi uzatıldığında  şiddetinin  azaltılması  ile  oluşabilecek  iç  kulak  hasarı  riski  eşdeğer düzeyde  tutulabilir.  Aslında  ses  şiddetinin  iki  kat  yükselmesi  3  dB  düzeyinde  bir artmaya  karşılık  gelir,  ancak  pratikte  8  saatlik  bir  çalışma  periodu  süresince  5  dB düzeyinde bir artış olması ile ses şiddetinin 2 kat yükseldiği ifade edilir. Yani işyeri ortamında  gürültü  düzeyinin  5  dB  artması  durumunda  çalışma  saati  yarıya  indirilir (Tablo II). Ses düzeyinin 115 dB üzerinde olması durumunda ise çalışırken mutlaka koruyucu kullanılmalıdır, impakt veya impuls gürültü için üst limit ise 140 dB? dir.

Tablo II. Gürültüye maruz kalma riski eşitlemesi

Ses düzeyi (dBA) Maruz kalınabilinecek süre (saat)
90                                  8
95                                  4
100                                  2
105                                  1
110                                  0.5
115                                  0.25


Gürültü  temelde  geçici veya  sürekli  olmak  üzere  iki  grupta  incelenir.  Geçici  gürültü ise, impuls ve impakt olmak üzere ikiye ayrılır. İmpuls geçici gürültü, ani ve tek bir pozitif   basınç   dalgasının   yükselmesini   izleyerek   basınç   düzeyinin   hızla   normal atmosfer  basıncına  dönmesi  tarzındadır.  Impuls  etkisi  ile  kısa  süre  içinde  yüksek şiddette  bir  sese  maruz  kalınır.  Silah  atışları  ve  patlama  bu  tip  geçici  gürültülere örnektir. İmpuls şiddetinin tepe noktasının yükselmesi ve bir çalışma periodu içindeki impuls  sayısının  artması  iç  kulak  hasarını  arttırmaktadır.  Kabul  edilen  sınır  8  saat içinde  140 dB  şiddetindeki  100  impulstur.  Eşit  enerji  prensibine  göre,  şiddet 10 dB azaltıldıkça   impuls   sayısının   10   kat   artmasına   izin   verilebildiğinden,   130   dB şiddetinde  1000  impuls  ile  150  dB  şiddetindeki  10  impuls  eşdeğer  kabul  edilir. İmpakt   geçici   gürültü,   birbirini   izleyen   bir   seri   pozitif   ve   negatif   basınç   dalga yükselmelerinin  giderek  azalması  tarzındadır.  İmpakt  tarzı  geçici  gürültüler  matbaa makinalarında olduğu gibi iki kütlenin birbirine çarpması sonucunda oluşurlar. Sürekli gürültü, ses basıncı dalgalarının ortamda en azından 0.2 saniye süre ile bulunması durumudur.  Sürekli  gürültünün  şiddeti  dalgalanmalar  gösterebilir  veya  sabit  olabilir. Endüstriyel çalışma koşullarında, sıklıkla sabit sürekli gürültü üzerine eklenen impakt geçici  gürültü  bulunmaktadır.  Sadece  impakt  gürültüye  maruz  kalma  sonucunda, impakt gürültü ile birlikte sürekli gürültünün beraber verilmesine kıyasla daha belirgin işitme eşiği değişiklikleri ortaya çıkar. Bunun nedeni sürekli gürültü varlığında akustik refleksin   aktive   olması   ve   100   dB   altı   şiddetteki   seslerin   iç   kulağa   geçişini engelleyerek hasar gelişme riski azaltmasıdır.

Ses enerjisi kokleaya ulaşınca perilenf içinde bir dalgalanma hareketi meydana gelir ve Corti organını barındıran scala mediaya yansıyan bu yolcu dalga kokleanın bazal kıvrımından  başlayarak  apikal  yöne  doğru  hareket  eder.  Seyri  sırasında  yolcu dalganın  amplitüdü  giderek  artar  ve  basiler  membran  üzerinde  kendine  ait  olan spesifik  frekans  bölgesine  eriştiğinde  en  fazla  hareketi  oluşturarak  söner.  Basiler membran   frekanslara   göre   spesifik   olan   bir   topografik   yerleşim   düzeni   içinde olduğundan,   ses   enerjisi   etkisi   ile   ile   hangi   bölümde   maksimum   deplasman oluşacağını  yolcu  dalganın  frekansı  belirler;  tiz  sesler  bazal  kıvrım,  pes  sesler  ise apikal  kıvrım  bölgesini  uyarırlar.  Düşük  frekanslı  ses  enerjisi  basiler  membranı bazalden  apikale  doğru  tüm  uzunluğu  boyunca  kat  ettiğinden,  bu  tip  gürültüler nedeniyle oluşan koklear hasar daha yaygındır.

Gürültü nedeniyle oluşan koklear hasara en hassas olan bölge bazal kıvrımdaki 4000 kHz  alanıdır.  Ultrastrüktürel  incelemelerle  de,  hasarın  kokleanın  ilk  8-  10  mmlik bölümünde  olduğu  gösterilmiştir,  bu  bölge  topografik  yerleşim  olarak  4000  kHz alanına  karşılık  gelmektedir.  Hasarın  bu  kadar  spesifik  olmasının  nedeni  çeşitli şekillerde açıklanabilir:

1- Gürültü sesinin frekansından daha yüksek karakteristik vibrasyon frekansına sahip olan bazal kıvrımdaki basiler membran bölgeleri, daha düşük karakteristik vibrasyon frekansına sahip olan apikal kıvrımdaki bölgelere oranla çok daha fazla sarsılır.
2- Gürültü etkisi ile sempatik sistemin aktive olması sonucu ortaya çıkan vazokonstrüksiyon  koklear  kan  akımını  azaltır,  hipoksi  ve  buna  bağlı  tüylü  hücre kaybı meydana gelir. En fazla kanlanma azalması da, gürültü sesinin frekansına duyarlı karakteristik  frekansa  sahip olan basiler  membran bölgelerinde  ortaya  çıkar.

3- Dış kulak yolu ve orta kulak yapılarının özgün rezonans frekansları nedeni ile, iç kulağa en iyi biçimde iletilen ses dalgaları 1000 - 4000 kHz frekansa sahip olanlardır. Basiler   membranın   hareketi   en   fazla   bu   frekanslara   spesifik   olan   bölgelerde olduğundan, zararlı ses etkisi de en yoğunlukla burada görülür.

4- Gürültü ile oluşan hasardan en fazla etkilenen alan koklear yapların hareketliliğinin en  fazla  olduğu  bölgedir.  Basiler  membran  bazal  kıvrımdan  apekse  doğru  giderek genişler ve incelir; bazalde dar ve gergindir, apikalde ise daha geniş ve gevşek bir yapı alarak katılığı azalır. Kokleaya erişen ses dalgasının yarattığı mekanik hareket en fazla kısa ve gergin olan bazal kıvrım bölgesinde oluşur.

Akut olarak yüksek bir sese maruz kalındığında, eğer söz konusu olan patlama gibi çok  şiddetli  bir  gürültü  ise  genellikle  timpanik  membranda  yırtılma  meydana  gelir. Timpanik  membran  perforasyonu  zararlı  ses  basıncı  dalgalarının  iç  kulağa  geçişini engellemesi açısından olumludur.
Timpanik membran hasarı oluşturabilecek şiddetten daha az gürültü varlığında ise, iç kulak etkilenmesine bağlı olarak değişik derecelerde işitme kaybı, tinnitıs ve başdönmesi ortaya çıkar. Kısa süre ile gürültüye maruz  kalma  nedeniyle  ortaya  çıkan  geçici  işitsel  yorgunluk  tablosu  Gecici  Eşik Değişikliği (GED) olarak adlandırılır; bu tablo kalıcı değildir. GED dış tüylü hücrelerin mekanoelektrik  transdüksiyon  kanallarının  geçici  olarak  kapanması  nedeniyle  Corti organının  mekanik  duyarlılığının  azalması  sonucunda  ortaya  çıkar.  Uzun süre boyunca gürültüye maruz kalma durumunda ise irreversibl işitme kaybı oluşur ve bu  durum  Kalıcı  Eşik  Değişikliği  (KED)  olarak  tanımlanır.  Eşik  değişikliğinin  hangi olgularda ve hangi süre içinde geçici düzeyden kalıcı düzeye geçtiği net olmamakla birlikte,  KED  tablosunun  tekrarlayan  GED  nedeniyle  geliştiği  kesindir.  Bu  nedenle işitme  eşiklerinin  doğru  bir  biçimde  saptanabilmesi  için,  GED  olgularının  en  az  48 saat süre ile gürültüden uzak tutulması ve gürültüye bağlı olumsuz etkilerin ortadan kalkmasını bekledikten sonra ardışık odyogramların elde edilmesi önerilir. Zira eğer gürültüye maruz kalma ortadan kaldırılır ise GBİK ilerleme göstermemektedir.

İlginizi çekebilecek diğer makaleler
Bilgisayar Destekli Sinüs Cerrahisi
Ses Sanatçısı Ses Problemleri
Sinüzitler Ve Sinüs Ameliyatları


saglik

Sağlıklı Yasam Bilgileri

Sağlıklı Yasam Bilgileri Beynınızı Zınde Tutun
Sağlıklı Yasam Bilgileri Bilgisayar Ekranları Ve Saglık
Sağlıklı Yasam Bilgileri Çılgın Yaşam: Sağlık Riski
Sağlıklı Yasam Bilgileri Daha Zekı Olmak Icın Sakız Cıgneyın ?!!!
Sağlıklı Yasam Bilgileri E-Maılle Dertlerınızı Paylasın
Tüm Sağlıklı Yasam Bilgileri makaleleri
saglik

Kanser Bilgileri

Kanser Bilgileri Sigaranın Kanserojen Etkisi
Kanser Bilgileri Çocuğunuzu Cilt Kanserinden Koruyun
Kanser Bilgileri Penıs Kanserı
Kanser Bilgileri Prostat Kanserı
Kanser Bilgileri Testıs Kanserı
Tüm Kanser Bilgileri makaleleri
saglik

Kalp Damar Hastalıkları

Kalp Damar Hastalıkları Aort Stenozu
Kalp Damar Hastalıkları Kalp Üfürümleri (Zararsız)
Kalp Damar Hastalıkları Pulmoner Stenoz
Kalp Damar Hastalıkları Anjina Ve Kalp Krizi
Kalp Damar Hastalıkları Aort Daralması
Tüm Kalp Damar Hastalıkları makaleleri
saglik

Kadın Hastalıkları

Kadın Hastalıkları Kadın Üreme Organları
Kadın Hastalıkları Kadın Üreme Organlarının Çalısması
Kadın Hastalıkları Kadında Ameliyatla Kısırlaştırma (Tüplerin Bağlanması)
Kadın Hastalıkları Orgazm Olamama (Kadınlarda)
Kadın Hastalıkları Kadınlar Ve Egzersız
Tüm Kadın Hastalıkları makaleleri
saglik

İlk Yardım Bilgileri

İlk Yardım Bilgileri Burun Kanaması
İlk Yardım Bilgileri Ilkyardım: Tanım Ve Onemı
İlk Yardım Bilgileri İlk yapılması gerekenler
İlk Yardım Bilgileri Ilkyardım: Ilkyardımcıda Bulunması Gereken Ozellıkler
İlk Yardım Bilgileri Ilkyardım: Amacı Ve Temel Konular
Tüm İlk Yardım Bilgileri makaleleri
saglik

Erkek Sağlığı

Erkek Sağlığı Erkek Üreme Organları
Erkek Sağlığı Erkekte Ameliyatla Kısırlaştırma (Vazektomi)
Erkek Sağlığı Penis Büyüklüğü
Erkek Sağlığı Sertleşme Sorunu
Erkek Sağlığı Vazelinle Penis Büyütme
Tüm Erkek Sağlığı makaleleri
saglik

Doğum Kontrol Bilgileri

Doğum Kontrol Bilgileri Aile Planlaması
Doğum Kontrol Bilgileri Deri Altı Kapsülleri
Doğum Kontrol Bilgileri Diafram, Servikal Başlık
Doğum Kontrol Bilgileri Doğum Kontrol Hapları
Doğum Kontrol Bilgileri Gebeliğin Oluşumu
Tüm Doğum Kontrol Bilgileri makaleleri
saglik

Genel Hastalıklar

Genel Hastalıklar Tromboangiitis Obliterans (Buerger Hastalığı)
Genel Hastalıklar Kronik Hastalıklar İçin Özel Diyetler
Genel Hastalıklar Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar
Genel Hastalıklar Pectus Excavatum
Genel Hastalıklar Peyronıe Hastalıgı (Penıs Egrılmesı)
Tüm Genel Hastalıklar makaleleri
saglik

Bebek Sağlığı

Bebek Sağlığı Ani Bebek Ölümü Sendromu
Bebek Sağlığı Antibiyotiğe Kökenli İshal
Bebek Sağlığı Apgar Testi
Bebek Sağlığı Aşı Takvimi
Bebek Sağlığı Yenidoğan bebeklerde ateş
Tüm Bebek Sağlığı makaleleri
saglik